Adalet Bakanı Akın Gürlek, son dönemlerde artış gösteren toplumsal ve dini değerler üzerinden gerçekleştirilen suçlara karşı yaptıkları mücadeleye ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Gürlek, vatandaşların inançlarını ve dini duygularını istismar eden ve bu yolla haksız kazanç sağlayan yapıların tespiti ve önlenmesi adına atılan adımların kararlılıkla devam ettiğini belirtti. Bu kapsamda yürütülen soruşturmaların, devletin hukuki çerçevede, suç faaliyetlerine karşı etkin mücadele politikalarının parçası olduğunu vurguladı. Ayrıca, vatandaşların dini ve ibadet özgürlükleri korunurken, bu özgürlüklerin suç amacıyla kullanılmasına da gereken tedbirlerin alındığını açıkladı.
Gürlek, yaptığı açıklamada toplumun dini değerlerine ve inançlarına yönelik yapılan bu tür saldırıların, toplumsal barış ve güveni zedeleyici nitelikte olduğunu ifade etti. Özellikle Alihan Kuriş ve onun liderliğindeki suç örgütü hakkında yürütülen soruşturmanın, hukukun üstünlüğü ilkesine uygun, şeffaf ve titizlikle sürdüğünü belirtti. Soruşturmanın amaçlarının, ekonomik çıkarlar uğruna yasa dışı yollarla yüksek meblağlar ve kara para aklama gibi suçlara karışmış kişilerin tespiti ve gerekli hukuki işlemlerin yapılması olduğunu vurguladı. Gürlek, suçların temel ölçütünün inanç veya dini yapıların değil, suç teşkil eden fiiller ve bağlantılı suç örgütleri olduğunu da sözlerine ekledi.
Soruşturma kapsamında yapılan operasyonlar ve gözaltılar, toplumda hukuki ve adli anlamda ciddi bir karşılık buldu. 13 Ağustos’ta başlatılan operasyonlarda aralarında Alihan Kuriş’in de bulunduğu 38 şüpheli gözaltına alınmış ve bunlardan 32’si tutuklanmıştır. Yapılan bu adımların, devletin suç ve suçluya karşı mücadelesinin ne kadar kararlı ve sistemli olduğunu gösterdiği bildirildi. Ayrıca, soruşturma alanında yürütülen çalışmaların, adalet sisteminin etkinliği ve hukukun üstünlüğü ilkeleri ışığında, suç örgütlerinin kapsamlı ve köklü yakalanmasını sağlayacak şekilde ilerlediği de belirtildi. Sonuç olarak, hükümetin ve adli makamların, vatandaşların dini inançlarını suiistimal eden yapılarla mücadelede kararlı olduğunu vurgulaması, toplumda bir güven ve istikrar mesajı vermektedir.